Tatil sezonunun başlamasıyla beraber bizim gibi taze anne-babaların aklına ilk gelen ‘Bebekle tatil olur mu?’ sorusuna ‘Evet olur, mis gibi de olur.’ cevabını vermek için yazıyorum bu postu.😊

Eşim ve benim için tatil; deniz, plaj, güneşten çok yeni yerler görmek, keşfetmek, oranın kültürünü ve gezilecek yerlerini görmek demek. İlk başta Furkan için bu yıl otel tatili mi yapsak diye düşünmedik değil ama sonra bebek var diye kendimizi sınırlamanın anlamsız olacağına karar verip hemen rotamızı oluşturmaya başladık.

Sevdiğimiz şeyleri onunla yapmak daha keyifli olacaktı bizim için. O yüzden hiç vakit kaybetmeden tren biletimizi almak için TCDD’nin sayfasına tıkladık.🚂 Ankara’ya kadar trenle gidip ordan sonraki istikametimizi de kiraladığımız araçla yapmaya karar vermiştik.🚘

Güney Ekspresiyle 24 saatlik bir yolculuk, hem de bebekle. Yaşasın!😃


Trenle seyahati oldum olası sevmişimdir. Furkan’ın ilk uzun yol deneyimini trenle yaşamasını istedik o yüzden. Minik gözlerini kocaman açıp kompartmanın içini inceleyişini bir görseydiniz. 👀

Uyku düzenini yeni yeni oturtmuş olmanın verdiği haklı gururla söylüyorum 24 saatlik yolculuğun 18 saatini uyuyarak ve huzurlu bir şekilde geçirdi Furkan. 💤 Uyanık olduğu vakitlerde de bol bol fotoğraf çekip oyunlar oynadık onunla.


Ankara ilk istikametimizdi. Gideceğimiz yerleri önceden kararlaştırmıştık eşimle. 😊 O yüzden fazla oyalanmadan kararlaştırdığımız güzergaha doğru yolculuğa başladık.


Furkan hâlâ anne sütü aldığı için yemek konusunda pek sıkıntı çekmedik biz. Arada mama desteği vermeme rağmen bütün eşyalarımız (sıcak su dahil) hep elimizin altında olduğu için saati geldiğinde 5 dakikada hazırlayıp yedirebiliyorduk. 🍼 Yani diyeceğim o ki bebeğiniz ilk 6 ay emiyorsa ne ala yoksa formül mamalar vesaire derken yiyecek kısmı hiç dert olmuyor size.

Yaz tatilinde güneşten korunmak da bir o kadar önemli. Doktorunuza danışarak mineralli bir krem tercih edebilirsiniz. Biz Furkan henüz 6 ayını doldurmadığı için kullanmak istemedik. Gölgede durduk, şapka taktık, güneşin dik açıyla gelmediği zamanlarda dışarı çıkmaya dikkat ettik. Çok mecbur kalınca da müslin örtülerle onu korumaya çalıştık.


İlk deniz deneyimini de 6. aydan sonraya erteledik biz. Furkan enfekte doğan bir bebek olduğu için hastalık konusunda biraz hassas maalesef.😞  Çok değil en son iki ay önce 9 gün hastanede yatmıştık. Anlayacağınız henüz aşıları tamamlanmadığı için işi şansa bırakmak istemedik. Özellikle herkesin kullandığı deniz, havuz gibi ortak alanlarda.

10 gün boyunca 9 şehir gezdik. Günümüz hep yollarda geçti anlayacağınız. Akşamları da öğretmen evinde konakladık. Furkan gözünü her açtığında farklı bir mekanda olduğumuz için o ortama alışması biraz zaman alıyordu. Hep uyumlu muydu? Tabiki hayır. Yedigöller Milli Parkı’na giderken yol boyu huysuzdu mesela. Çok zor bir yoldu sürekli virajlar, tümseklerle dolu, inişli-çıkışlı. (Beni bile etkiledi düşünün, onun rahatsız olması çok normal.) O yol bizim için de onun için de işkenceden farksızdı. Sürekli ağlıyor ve hiç susmuyordu. Emmek istemiyor, uyumuyor, hiç durmadan çığlık ata ata ağlıyordu. Arabayı durdurup aşağı inmek durumunda kalıyorduk hep bu yüzden yol uzadıkça uzuyordu. Arabadan inince susup sakinleşen çocuk, arabaya binince kıyameti koparıyordu. 
O gün ‘Yandık! Çocuğa bir şey oldu.’ dedim içimden. Ertesi gün ise sanki dün ağlayan kendisi değilmiş gibi eski sakin haline geri döndü. Sonradan öğrendim tatillerde olabilirmiş böyle krizler. Normal bir durummuş anlayacağınız. Sonuçta onlar da farklı duygular yaşayıp yeni şeyler öğreniyorlar. Büyüme ataklarına denk gelebiliyor. Onların gözünden bakmamız lazım bazen. Biz ebeveynler aman ağlamasın, hep uyumlu olsun, çocuk bize ayak uydursun desek de bu her zaman mümkün olmayabiliyor.😊




Bebekle tatil aslında çok keyifli ama bir o kadar da yorucu bir süreç. Sonuçta size bağımlı yaşayan biri var yanınızda. Ama bu yorucu kısmına rağmen ailecek yaşayacağınız ilk deneyim. 

Sizce de denemeye değmez mi?


En kötü ne olabilir derseniz bebeğiniz durmaz ve sürekli ağlar. Huysuz olur. Eve dönünce perişan olduk dersiniz. Hatta büyüdüğünde kendisine anlatırsınız hatıra kalır. 😊

Furkan keşfetmeyi seven, meraklı ve yeni ortamlara kolaylıkla uyum sağlayabilen bir bebek. Bizden kaynaklı bir durum bu sanırım çünkü ben annenin hissettiklerinin her zaman bebeğe yansıdığına inanmışımdır. O yüzden elimden geldiğince hep rahat olmaya çalışıyorum.



Bazı anneler ortam değişikliğinin bebeklerini kötü etkileyeceğini düşünür, hava değişiminden kaynaklı hastalanır diye korkar ve telaşa girer. Emin olun telaşlanacak bir şey yok. 🤚🏻 Hangi havada nasıl giydirmeniz gerektiğini ve onu nasıl koruyacağınızı bilmeniz yeterli. Ben sırt çantamda ince bir hırka bulundururum sürekli. Klimalı bir ortama girince hemen hırkasını giydirirdim mesela.

Furkan gazlı ve kusan bir bebek olduğu için sürekli kıyafet ve önlük değiştiriyorduk mesela. Her bebek öyle değildir yapı meselesi sonuçta. Günde abartısız 7-8 kere mutlaka kusar. Kusarken de sadece kendi üstünü değil bizimkileri de kirletmeyi başarır. 🤦🏻‍♀️ Bu yüzden kıyafet alırken bunu düşünerek bol bol koydum her şeyi. Her zaman kirlenenleri yıkama fırsatı bulamıyorsunuz maalesef.

Bez kısmına gelince, ben valize sığdırabileceğim kadar bez aldım yanıma. Yetti mi derseniz hayır yetmedi. Ama uzun bir süre idare etti bizi. 😊

Hem kendi tecrübemle hem de dışardan öğrendiklerimle şunu söyleyebilirim. ‘Mutlu anne, mutlu bebek demek.’ Onlarla her anın tadını çıkarmalı ve bazı şeyleri ertelememeliyiz. Çünkü hayat onlarla daha güzel. Tatiller ise bambaşka.♥️



Bebeğim ne yer? Ne içer? Altını nasıl değiştiririm? Nerede uyuturum? gibi sorularınızı da kafanıza çok takmadan pratik çözümlerle halledebileceğinizi sakın unutmayın.

Sevgiler!
@ mrsgoksin